Almanya'da üç milyonu aşkın Müslüman yaşıyor. Hıristiyan bir
toplum içinde kendi dini değer ve kültürlerini koruyarak
yaşayabilmek ise pek kolay değil. Farklı farklı ülkelerden gelen bu
Müslümanları kim temsil edecek, örneğin din eğitiminden kim sorumlu
olacak, ya da Alman toplumu ve devleti karşısında muhatap kim
olacak ?
Tüm bu sorulara bir yanıt bulmak, Müslümanlarla diyaloğu
geliştirmek amacıyla 2006 yılında dönemin hükümeti tarafından
oluşturulan İslam Zirvesi ise, o tarihten bu yana eleştirilere
hedef oluyor. En önemli eleştiri noktalarından biri, zirvede kimin
yeralıp kimin yeralmayacağı. 17 Mayıs'ta yenisi düzenlenecek İslam
Zirvesi öncesi Müslüman örgütleri ile yeni hükümet arasındaki
anlaşmazlık ise doruk noktasında.
Islam Zirvesi Almanya'daki Müslümanların sorunlarını çözebilir mi?
Yoksa zirve başından beri başarısızlığa mı mahkum? Bu hafta Cafe
Alaturka'da uzmanlarla bu soruya yanıt arayacak, sizlerin
görüşlerini dinleyeceğiz.
Arayın, sohbet edelim
Café Alaturka Pazar günü 17.05'te sizi
bekliyor.
Café Alaturka'ya katılmak için 0800 5678 774
numaralı ücretsiz hattımızı aramanız yeterli.
E-Mail yoluyla da bize ulaşabilirsiniz:
alaturka@wdr.de
İletişim Elektronik posta adresimiz alaturka@wdr.de
Angela Merkel, Hillary Clinton, Kraliçe 2. Elizabeth, Oprah
Winfrey, Madonna, Güler Sabancı. Dünyanın en güçlü, kendi
alanlarında en nüfuzlu kadınlarından ilk akla gelenler bu isimler.
Bir anlamda "süper kadınlar".
Ama "süper" ünvanını kazanmak için illa başbakanlık koltuğuna
oturmak, konserler ile yüz milyonlarca dolar kazanmak ya da
dünyanın önde gelen holdinglerinden birini yönetmek mi gerekli? [mehr]
Serbest iş sahibi olan 40 yaş üstü Türklerin arasında neden bu
kadar çok terzi, büfeci veya lokantacı var?
Almanya'ya sonradan gelen göçmenlerin en büyük sıkıntılarından
biri, geldikleri ülkede gördükleri meslek eğitiminin, okudukları
üniversitelerin ya da yıllardır icra ettikleri mesleklerinin burada
tanınmaması ve bu yüzden çoğu kez bilgi ve görgü düzeylerinin çok
altında işler yapmaya mecbur edilmeleri. [mehr]