Dienstag, 07.02.2012
Sie befinden sich hier:
WDR.de
Funkhaus Europa
Sendungen
Herşey dahil hayatlar
Sendung vom 04. April 2010
Seneler önce bir pizza zinciri ile öğrendik, "herşey dahil"in anafikrini. Özü: "patlayana kadar ye" idi.
Sonra bu sistem başka lokantalara da sıçradı. Menüdeki
seçeneklerden biri "bir kez öde, istediğin kadar ye" oldu.
Türkiye"nin turizmi 5 yıldızlı otellerin büfe ve eğlencede "herşey
dahil" sistemiyle meşhur oldu. Sonra cep telefonu ve internet
çıktı."Flatrate" ile tanıştık.
Ardından flatrate sistemi barlara da sıçradı. "10 Euro öde, sızana
kadar iç" sloganı geldi. Sonuçta "herşey dahil" hayatlara iyice
alıştık. Alıştık, ama iyi mi oldu, kötü mü? Bir ödeyip, bin
faydalandığımız şeylerin kıymeti kaldı mı? Bu arada bu sistemin
doğal olarak kalite konusunda ciddi bir zaafı var.
Cep telefonundaki flatrate'in amortismanı olabilmesi için, daha
cızırtılı ya da zayıf hatları kullanmaya razı oluyoruz. Bardaki
"herşey dahil" fiyattan içkinin, lokantadaki ya da oteldeki açık
büfe yemeğin kalitesinin en üst düzey olmasına pek imkan yok. Bu
durumda acaba "herşey dahil" sistemi aslında hayatımızı çekilmez ve
kalitesiz hale mi getirdi?
Ya da aksine, "herşey dahil" hayatlar, zengin ile fakirin
arasındaki uçurumu kapatıp, en azından günlük yaşantımızı daha
demokratik mi kıldı? "Herşey dahil" hayatın sınırı nerede, nereden
sonra ipin ucu kaçıyor?
Flatrate ne getirdi, ne götürdü?Der WDR ist nicht für die Inhalte fremder Seiten verantwortlich, die über einen Link erreicht werden.