Bana telefonunu göster ben sana kim olduğunu söyleyeyim
5 Şubat 2012 – Sunan: Oğuzhan Çelik
Vücudumuza sonradan eklenmiş organ misali yanımızdan asla ayırmadığımız cep telefonunun daha topu topu 21 yιllιk bir geçmişi var. Ama yaşι kaç olursa olsun, artιk hiç kimse cep telefonu olmayan bir yaşamι hayal bile edemiyor. Buna rağmen "cep telefonu başa bela" diyenler de yok değil. Hep ulaşιlabilir olmak, haberleşmeyi mesajla maximum 1000 harfle halletmek, anιnda her bilgiyi bir kaç tuşla buluvermek, Facebook ilişkilerini düzenlemek, müzik dinlemek, yabancι bir şehirde yol bulmak ve daha çok fazlasι artιk "ceple" mümkün.
Peki ama "cebimiz" artιk gerçekten hayatιmιzιn olmazsa olmazι mι? Yoksa "cepsiz" de yaşanιr mι? Ya da en azιndan "cebi" idareli kullanmak mümkün mü, hatta buna değer mi? Yoksa biz Türkiye asιllιlarιn "cep telefonuyla imtihani" başkalarιna göre daha mι zor? Hepsi ve daha fazlasι, bu hafta Oğuzhan Çelik'in sunduğu Café Alaturka'da!
Siz de yayınımıza katılın!
Café Alaturka Yayın Hattı: 0800 5678 774 (ücretsiz)
Café Alaturka Mail Bize doğrudan mail atmak için iletişim formunu kullanabilirsiniz
"Eyvah, bizimkiler yaşlanıyor!"
29 Ocak 2012 – Sunan: Evren Şekerci
Yaşlı göçmenler için huzurevleri, bakıma muhtaçlar için hizmet veren şirketler, bunama hastası yaşlılar ve yakınların bakımı için yeni kaynaklar... Yıllardır duyup, belki de hiç ilgilenmediğimiz bu başlıklar ve haberler, bir gün ansızın bizim için de konu olmaya başlıyor. Bugüne kadar hep bize göz kulak olan anne-babalarımız hastalanmaya, güçsüzleşmeye başlıyor. Hep biz onlardan ilgi, destek beklemeye alışmışken, birdenbire artık onların bizim ilgi ve desteğimize ihtiyaçları olduğunu farkediyoruz. Doğal bir süreç içinde, artık bizim de anne-babalarımız yaşlanmaya başlıyor. Bu dönüşümü farketmek, onu kabul etmek, gerektiğinde dışardan destek alabilmek gerekiyor. Yaşlılık ne demek, kendini nasıl gösteriyor?
Yaşlanan yakınlarımıza biz nasıl bir gözle bakıyoruz? Onlara hoşgörü gösterip, yardım edebiliyor muyuz? Peki ya yaşlanmak ille de, güçsüzleşmek, başkalarının desteğine muhtaç hale gelmek mi demek ? Bir aktiviteden, öbür etkinliğe koşan anneanneler, dedeler yok mu? Bizimkiler nasıl yaşlanıyor?
Sağlık endüstrisi geliştikçe gelişiyor. Bir yanda dünyada milyonların ölümüne yol açan hastalıklara, salgınlara çözüm bulunamazken, estetik ameliyatlar ve tedaviler ise giderek artıyor. Saç ektirmekten, dişleri yaptırmaya, göğüslere silikon taktırmaktan dudak şişirtmeye, göz bozukluklarını gidermekten aşırı kiloların aldırılmasına kadar birçok ameliyat aslında "olmasa da olur" kategorisinden. Ama bir kanser tedavisinin ardından göğsünün birini kaybeden bir kadının silikon göğüs taktırmak istemesi veya daha yirmi yaşında tüm saçlarını kaybeden bir gencin saç ektirmek istemesi anlaşılır değil mi?
Son haftalarda Fransız PIP şirketinin gögüs silikon protezlerinin yırtık veya sorunlu çıkmasından kaynaklanan skandalın ardından bu tür ameliyatları gerek güzellik, gerekse de sağlık için yapmaya değer mi? Güzellik veya daha uzun bir ömür için neleri göze alıyoruz? Oğuzhan Çelik'in sunduğu Café Alaturka'da sizinle bu konuları tartıştık.